Acıklı Sözler

Bir gün annemin çığlığıyla tüm şehir uyanacak, ama ben uyanmayacağım..

Sızlıyor be annem! Aşk deyince kalbim, dost deyince sırtım..

Sessizce çekip gidiyorum şimdi. Sessiz ve kimliksiz.
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün..
(Ahmet Telli)


Çok şey gördüm, beni yüzüstü gömün..

Toprak, sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar?
(Turgut Uyar)


Bir zamanlar deli gibi hesap sorduğun birine,
gün gelir hatır bile soramazsın..
(Kücük İskender)


Yetenek Acun'un programında mı aranmalı,
yoksa asgari ücretle çalışıp ev kirasını ödeyip
2 çocuğa bakan babada mı?


Saklama yeteneği yüksek olan güçlü biriyim.
Hatta gözlerimden yaşlar düştüğünde bile,
şu iki kelimeyi söylerim: 'ben iyiyim'..


Ben her akşam sen döndün sandım,
oysa her sabah çıkarken ışığı açık unutmuşum..


Sevmek sevdiği için kendini ateşe atmaktı eskiden.
Şimdi, sevdiğini ateşe atıp üzerinden atlamak olmuş..
(Can Yücel)


Üzerine alınma sakın! Gittin diye yumruklamadım duvarları.
Nefs-i müdafa sadece. Üzerime üzerime geliyorlardı..


Ağzın dilin yalan gitmeler kokuyorsun.
Sıcak bir düş al, dudaklarımın arasından temizlensin ruhun..


Sevdan üflendi bir kere, vakit aşk-ı kıyamet.
Sen kopuyorsun yüreğimde, gönlüm gönlüne emanet..


Sanmayın ki gidene ağlar kadın!
Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır..
(Can Yücel)


Bazen elim, dilim, kelimelerim susuyor.
Derdimi anlatmaya bile mecalim olmuyor.
Zaten dertte anlatılmayarak eskiyor yüreğimde..


Eğer bitmiş bir şey sana acı veriyorsa,
duyduğun acı o şeyin kendisinden değil.
Verdiğin değerin ona değmemesindendir..
(William Golding)


Gecenin karanlığı çöktü üstüme yalnızım.
Üşüyorum, son sigaramı ciğerlerimi parçalarcasına çekiyorum..


Feryadıma şahit gökteki yıldızlar, gelinlik kefeni giyiyorum.
Kabrime melekler gözyaşı döküyor. Unut beni be can ölüyorum..
(Numan Hadi)


İnsanın yaşı kaç olursa olsun,
ağlarken hep kimsesiz bir çocuktur..
(Özdemir Asaf)


Kendine gel be! Altı üstü bir insansın hepsi bu.
Vazgeçilmez sanma kendini.
Toprağın altı kendini vazgeçilmez sananlarla dolu..
(Nicanor Parra)


Hayatta en erken kaybettiğimiz 
ve eksiğini en çok duyduğumuz şeydir "güven"..

Merak ediyorum zamanında çok fazla 'adam asmaca'
oynadığımızdan mı kalmadı acaba şimdi adam gibi birileri..


Özlemek mi? Gölgesini görsem sarılırım..

Eğer konuşabilseydik çok şey anlatırdım sana..
(Uykuhuzurverir)


Anlamıyorum, boğazımızda kalan mutluluğun çıkması için mi
bu sırtımızdan vuruluşlarımız..
(Aşk-ı Rüveyda)


Beni bırakma diyenleri ertesi gün bulamadık..
Ölünce ne diyecekler? Muhtemelen ölüm sana yakışmadı.
Normal tabii, dirimizi beğenmediler ki ölümüzü beğensinler..
(Müşfik Kenter)


Yağmurdan kaçmak isteyip şemsiye bulamadığında sığınma kalbime.
Benim yüreğime kar yağıyor artık 'üşürsün'..


Ben sana uyandım yine, sen başkalarıyla uyurken..
(Edip Cansever)


Bir şiirin içine sığındım, ayrılıklar bitince haber verin..

Benim yalnızlığım, insanlarla dolu..
(Franz Kafka)


Zaman o kadar cimri ki, hiçbir saniyesini vermiyor geri..
(Kahraman Tazeoğlu)


Kendi yüreğimin gurbetinde üşüyorum.
Bana biçilen mutluluk oyununu oynuyorum.
Yorulsamda yürüyorum, ağlasamda gülüyorum..


Şu hayatta belkide en çok ihtiyacım olan şey,
sahte olmadan gülen bir yüz, yalanı olmadan seven bir kalp..


Üzme beni. Gün gelir alnım yerine toprağımı öpersin..

Elbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup içini acıtmasını.
Lakin kıyılıyoruz ama kıyamıyoruz sevdiklerimize..
(Hz. Mevlana)


Sadece büyük acılar çekenler, mutluluğun anlamını bilirler..

Çocukken de böyleydi. Benim alamadığım oyuncakları hep başkaları kırardı..

İkimizde ağlıyoruz ama birbirimize değil. Bakış acılarımız çok farklı..

Ve sordular: "neresi daha karanlık bu alemin?"
Ve ben cevap verdim: "sevginin olmadığı her yer!"
(Farid Farjad)


Sükutum sırılsıklamdı.
Anladım ki gözyaşının dışa değilde,
içe akanı çok can yakıyormuş..


Öyle insanlar tanıdım ki şu hayatta, hevesim değil sevesim kaçtı.
Öyle güzel yalanlar duydum ki onlardan, övündüğüm sabrım taştı..


Çaresizim! Nereye tutunsam düşüyorum. Hayat öyle bir oyun oynadı ki,
palyaçonun dediği gibi ağlayamadığımdan gülüyorum..


Zaman lazım sadece unutacaksın!
Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını.
Kırılan kalbinide öyle unutacaksın..

(Cemal Süreya)

Nehir gibidir insan. Sadece yüzüyle bilinir.
Derininde ne saklar, yüreğinde neler akıp gider,
söylemez sessizce akıp gider..


Onun sustuğu yerde, yüreğime darağacı kurdum.
Onun sesi, benim ise yüreğim öldü..


Ne de çok özlemişiz gökyüzüne kansız bakmayı..
(Hasan Hüseyin Korkmazgil)


Önce ruhunu karşılık bulamadığı
o sevdiği adamda bırakmıştı,
şimdi ise bedenini toprağa bırakacaktı..


Ve yaradan sadece sana ayırmış sanırım göğsümün sol yanını..

Mutluluk iki kişiliktir, acıysa tek kişilik..

Söyleyemediğim sözlere emanet ol.
İçimde garip bi sızı, içimde soğuk bir savaş..
Sen kasırgalara dayandın, rüzgarlaramı yıkılacaksın.
Başka çaren yok yüreğim. Dosta düşmana karşı dimdik ayakta duracaksın..


Bir gün mutlaka "mutlulukta" hak ettiği yere gelecektir..

O 'beni unut' yazar,
sen 'nabzını durdur ve yaşamaya devam et' olarak okursun..

Tabutumun arkasından çığlık çığlığa ağlıyacak tek varlıksın annem.
Bir gün öyle bir giderim ki, kaybedeceğim hiçbir şey olmaz..

Sen bana mı soruyorsun yalnızlığı sever misin diye?
Ben ki çayı bile iki şekerle içerim, birlikte erisinler diye..

Bir damlacık gönlümde dağlardan büyük hüzün vardı.
Sustum, bittim, öldüm kimse anlamadı..

Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık,
sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz..


Çocukken düşerdik yerlere, kanardı sağımız solumuz.
Büyüdükte ne oldu? Düşmeden kanıyor her gün solumuz..


Kaza yapan bir şoförün dediği gibiydi her şey.
Bir anda çıktı karşıma ne yapacağımı bilemedim..

Kalbi kırmaya tek bir söz yeter.
Ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter..

Yoksulluk kaç gün sürer baba?
- 40 gün oğul.
- 40 günden sonra zengin olur muyuz?
- Yok oğul, alışırız.


Sana bir söz yazdım bugün, yolladım rüzgarla.
İçinde gözyaşı vardı, küçücük bir kadınla..

Son bir kez gördüm dibimi, sonumu, mutsuzluğumu.
Hangi birini yeneyim? Dibi mi, sonu mu, mutsuzluğu mu?


Üşüyor musun? Üzüllme, gel yanıma.
O kadar yaktın ki canımı, ısınırsın üşümezsin bir daha..

Geciken ambulans gibisin mutluluk.
Ben ölünce mi geleceksin?

Gülüşlerim, acılarımı örtmeye çalışan ağır işçilerdir..

Beraberken dalga geçtiğimiz şarkılar,
sen gidince beni tek bulup ağlattılar..

Onsuz olmaz dediklerim bir bir bıraktı beni.
Sadece sigaram kaldı yanımda, onu da parayla tutuyorum..


Her iyi niyetimin ardından üzülüyorum, olmuyor!
İnsanım işte, duygularıma yeniliyorum..

Aklıma gelme diye, aklımı alıp kaçırdığım zamanlarım var benim..

‎''Kalıcı ol'' dedim hayatımda, ''kal acı ol'' demedim..

İnsan ya hayrandır sana, ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun, ya bir dakika bile çıkmazsın akıldan..

İçime ata ata yokluğunda sevdim seni.
Sen de başkalarıyla yata yata unuttun beni..

Masalların bile düzenini bozdun! Hiç varsın, hep yoksun..

Gönül penceremi açık bıraktım. 
Kimi camını kırdı, kimi çerçevesini..

Üstüme gelme hayat!
Ne canımı yakacak kudrete sahipsin, ne kanımı akıtacak güce.
Elinden geleni ardına koyma hayat, ben sana her türlü gülümserim..

Öldün mü kaldın mı diye sorma artık bana.
Sen giderken ölende bendim kalanda..

Gözlerim artık hayata ölü bakıyor,
sözlerim içimde dökülüyor, kalbim ise atmayı unuttu..

Yara en çok avucunun içindeyse sana aittir!
Sıkarsın avucunu, canın yanar.
Ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını..


Bir gün bensizlik çalar kapını.
Benli dünleri düşünür avunursun.
Sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun..

Bilirim, gidenle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor..

Aşk'ın değeri gelirken verdiği mutlulukla değil!
Giderken bıraktığı acıyla anlaşılır..

Şart mı dudaklarımla kal demem,
gözlerim çığlık çığlığa gitme diye haykırırken..

Nerdeyse ışığa inanmaz olacaktık,
öyle hızla büyüyordu içimizdeki karanlık..

Hayata karşı ilk küskünlüğümüz,
yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar..

Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar.
Sorun atlı karıncalar değil, arkamdan dönüp duran dönme dolaplar..

Çocukken iki kişi oturduğumuz kapı eşiğine,
tek başıma zor sığıyorum şimdi.
Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?

Karşılığı yok hiçbir acının, her şey gölgesi kadar ağır.
Sormuyorum artık, sormuyorum!
Her gün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya..

Ayağı kayan bir çocuk kadar şaşkınım,
bilemedim düz yolda yürümenin imlâsını.
Kanayan dizlerime bakıp da ağlamayı öğrenemediğim gibi..

Sığındığım her yer adınla anılır, ben girerim sokağı devriyeler basar.
Bir de gülüşün eklenir kimliğime..

Cenaze arabalarını süslemek gibidir yokluğunu yazmak,
ne kadar güzel olsa da ölüm taşır..

Ne zaman bir düş kursam, ertesi gün hayal kırıklarını topluyorum..

Şu geniş dünyaya sığmayan gönül, şimdi bir odaya kapandı kaldı..

Hani insan ağlamak ister, gözlerinden yaş gelmez.
Hani birini bekler o hiç gelmez.
İşte o zaman ölmek isterde ecel gelmez..


Bardak bardak bir denizi boşaltmaktır, bir seveni unutmak..

Anlatmak istediğim çok şey, konuşmak istediğim tek kişi var..

Yoruldu kadın, güçlü olmaya calışmaktan,
her gece unutmaya çalışmaktan, her sabah hatırlamaktan yoruldu..

Tek bir kişinin yokluğu, çevrendeki tüm çokluğu hiç yapar..

Aşk işte! Sevene beyaz giydirir.
Ya gelinlik, ya deli gömleği, ya kefen..

Nasılsın sorusuna "iyiyim" demekten cehenneme gideceğiz..

Şu an üzerimde sadece ince bir hüzün var, ve ben üşüyorum..

Rüzgar yine kokunu getirdi, anlayacağın bu gecede canım burnumda..

Anlamadım! Ben mi iyileşmemiş yarayım,
herkes mi keskin bıçak? Sormadım, sadece kanadım..

Her acı, yürekten yüze çizgi çeker..

Her ten haz versede, her omuz huzur vermez..

Bazen o kadar isyan ediyorum ki!
Şu kalbimi cami avlusuna bırakıp, bu şehri terk edesim geliyor..

Parmak uçlarıma kadar incindim, gelmen neyi değiştirir?
Ben yalnızlığın sırat köprüsünden tek başıma da geçerim..

Kimseyi yorganın altında,
gözyaşlarınızı pijamanızın koluyla silecek kadar sevmeyin..

Mesele ölmek değil, mesele birini delicesine severken,
ondan zerre kadar bir karşılık görmeyip günden güne ölmektir..

Keşke hayatımın bazı bölümleri için şunu söyleyebilsem, bunlar montaj!

Ruhumuz, hüzünlü ve kırgın.
Bazılarımız hâlâ gülmeyi gurur sanıyor..

Yaşına hürmeten senin ey dünya, demedim bir şey yaptıklarına..

Oysa siyahında bir rengi vardır.
Vazgeçmiş insanların taşıdığı umutlara benzer..

Bugünde sen geçtin kafayı yemiş aklımdan..

Benim mutlu olduğum tek yer, onun bana dualarında ayırdığı yerdir..

Ki ben tabir-i caizse, yürüyorum üzerine üzerine ecelimin,
Ne kadar yaram mevcutsa, onlar galiba biraz da senin..

Aslında en büyük çığlık;
Suriyeli bir annenin, çocuğunun paramparça olmuş cesedini,
elleriyle sessiz sedasız toplamaya çalışmasıydı..

Hayat bu işte, yaşamak için bir neden ararken, ölmek için bulursun..

Demiri demirle dövdüler, biri sıcak biri soğuktu.
İnsanı insanla kırdılar, biri aç biri toktu..

Hayır ben yaşlanmadım! Sadece hayat büyüdü gözümde..

Gitmek için bahane arardın ya.
Al işte gözümün üstünde kaşım, altında yaşım var..

Sağ gösterip, sol vurmuyor bazen hayat.
İkisini birden gösterip, kafa atıyor..

Ölüyorum desem 'hmm' diyecek insanlar tanıyorum..

Her insan bir kere sırtından vurulur bu hayatta.
Çünkü her kardeş, her dost, her sevgili, bir parça vicdansızdır..

İnsanın zor günlerinde yanında dostlarının olması ne güzel.
Teşekkürler terlik, çay, kahve, müzikler, yemekler, bilgisayar ve aynam..

Özlemek, ölmek'ten sadece iki harf fazla be çocuk..

Önce umutların, sonra hayallerin, sonra sigaran ve en son hayatın yanar..

Kimseye çok bağlanma, unutma tabut tek kişilik..

Saçımdaki kırıkların haddi hesabı yok, ama rekor hâlâ kalbimde..

O her şeyin suyunu çıkarmayı severdi, özellikle de gözlerimin..

Bazı insanlar çok uyur, mutsuzluğu daha az hissetmek için..

Ben gülüşüne öldüm, o ölüşüme güldü, farklıydık işte..

Herkesin sol yanı acıyormuş! Benimde başımın üstü acıyor.
Hak etmeyen bir sürü insanı orada taşıdığımdan olsa gerek..


Yakılan sigarayı değilde, yıkılan umutları görsen intihar edersin..

Korkarım pat diye geleceksin bir gün.
Ev dağınık, ben ölü! Mahçup olacam sana be..

Kısa tutalım son sözleri hakim bey,
ömür boyu müebbet yemiş hayallerim var benim..

Yükseklik korkun yokmuydu senin? Nasıl düştün gözlerimden öyle..

Düşene el uzatan insanlar vardı eskiden.
Şimdi düştün mü en sevdiklerin bile tekmeler..

Ve bir gün hasta olmasına bile dayanamadığınız insanın,
içinizde ölmesini istersiniz..

Yalan öyle bir nüfuz etmiş ki insanların diline,
"doğruyu söylemek gerekirse" diye bir cümle kalıbı var..

Kızgınlık çok gürültülüdür, oysa kırgınlık ne kadar da sessiz..

İnsan hep kendine acı çektirenleri yerleştirmiştir, gönlünün baş köşesine..

Keşke seninle ayrı dünyalarda yaşayan iki aynı olsaydık.
Oysa şimdi, sadece aynı dünyada yaşayan iki ayrıyız..


Tavana asılmış hayallerim var benim.
Altındaki taburelere hep senin vurduğun..

Bir kadının en çaresiz olduğu an,
gözyaşlarını kendi eliyle sildiği o andır.. 
(Bob Marley)

İnsanlardan "çare" olmalarını beklemedim hiçbir zaman.
Tek isteğim, yeni dertler açmamalarıydı..


Kimse kimsenin yarasına inanmıyor artık.
Ötesi yok, hepimiz kendi acımızla öleceğiz..

Sevdiğinizi belli etmeyin, acıtmadan bırakmıyorlar..

Hayatıyla cebelleşen bir ölüm taliplisiyim artık..

Yine bir intihar sahnesinin başrolündeyim.
Düştüğüm boşlukta ne ölebiliyorum, ne de yaşıyorum..


Gözyaşlarımın sela'sı yok, kimin öldüğünü bilemezsin..

Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı, o da parasını aldı..

Derdimi saklayacak kadar, gülümseyemiyorum..

Hayatıma yeni insanlar almama gerek yok,
ben daha hayatımdakileri tanıyamadım..

Hayatta sevmem dedin ya,
bunun bir de öteki dünyası var, umutlanıyor işte insan..

O kadar çok gittiler ki benden, kalmanın ne demek olduğunu unuttum..

Ne gönlümün derdini sor bana, ne sararan yüzümü sor bana,
ne içimin ateşini sor bana, gel gözünle gör, gel artık..

Ben de mutlu olmak istiyorum, kayıtlar ne zaman başlıyor?

Herkesin sımsıkı sarılmak istediği bir insan,
deli gibi gitmek istediği bir şehir,
içinde kaybolmak istediği bir kitap vardır..

Ağlamıyorum ben! Hani adet gereği yıkarlar ya ölüleri.
Ben de yıkıyorum işte yanağımdaki o rahmetli gülümsemeleri..
(Perihan Ertekin)

Neyine bağlandım ki bu kadar!
Bana bakmayan gözlerine mi, yoksa benim olmayan kalbine mi?

Nerden bulur bu insanlar, ben mutsuzken gülünecek şeyleri..

Şimdi ölsem, kimse fark etmeyecekmiş gibi geliyor..

Biliyor musun çıtır çıtır kırdılar beni.
Artık ne olursam olayım, asla eski ben olamayacağım..

Her zaman yanındayım diyenlerden koleksiyonum var benim..

Kalbin nasıl diye sormuştu kırıp giderken.
Kal, bin yerinden daha kırılsın diyebildim sadece içimden.. 

 Kaybedecek bir şeyi kalmayınca,
kendini kaybediyor insan..


Hayat sormuyor hesabımızı, sürüklüyor acıta acıta.
Müebbet yazıyor cezamıza, çek diyor ac
ıta acıta..


facebook Instagram twitter youtube

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder