İngilizce - Türkçe Sözler

I've become so numb, I can't feel you there..
(Çok hissizleştim senin burda olduğunu bile hissedemiyorum)


Things I loved before, are now for sale..
(Önceden sevdiğim herşey şimdi satılık)


Don't be scared of your shadow.
You can't hide from your sorrow..
(Gölgenden korkma, kaderinden saklanamazsın)


Tonight you killed me with your smile,
so beautiful and wild, so beautiful..
(Bu gece gülüşünle beni öldürdün,

öylesine güzel ve vahşiceki, öylesine güzel)

I don't know who to trust no surprise;
everyone feels so far away from me..
(Bilmiyorum kime güveneceğimi şaşırmadan;
herkes benden uzaktaymış gibi geliyor)


You put me through..
(Sen beni baştan sona ifade ediyorsun)


You won't cry for my absence,
I know because you forgot me long ago..
(Benim yokluğum için ağlamayacaksın, biliyorum.
Çünkü beni çok önce unuttun)


I will not be drowned by your thoughtless screaming..
(Senin düşüncesiz çığlıkların arasında boğulmayacağım)


You will never be good enough..
(Asla yeterince iyi olmayacaksın)


I have lived and I died for you..
(Ben senin için yaşadım ve öldüm)


The mirror is my best friend,

because when I cry it never laughs..
(Ayna benim en iyi arkadaşımdır.

Çünkü ben ağladığımda, o asla gülmez)

Follow your dreams. They know the way..
(Hayallerini takip et. Onlar yolu biliyor)


Where do broken hearts go?
(Kırık kalpler nereye gider)


Yeni sözler için ->

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder