Sert Sözler

Kimileri toprak kadar kıymetli, kimileri bir ot kadar değersiz.
Herkes bir şekilde yaşıyor işte, kimileri şerefli, kimileri şerefsiz..


Yeni bulduğun arkadaşları kaleme, eskileri silgiye vurma.
Kalemin ucu kalbine batarsa, silginin yumuşak şefkatine muhtaç olursun..


Güvenme karaktersizin vefasına.
Bugün över, yarın söver..


İnsanlık yazın bosluk bırakmayın.
Hiçbir yere göndermeyin, bırakın sizde kalsın..


Baba parası yiyerek kendini adam zanneden ile,
sırtındaki yük ile kendini beygir zanneden

eşek arasında hiçbir fark yoktur..

Hayatta iki şeye dikkat edin.
Yolda yürürken kavşaklara,

bir de yüzünüze gülen yavşaklara..

Bazı insanları toplasan da çıkarsan da fark etmez,
çünkü karakterleri hep 'sıfırdır'..


Her haltı yiyip,
evleneceği kızın el değmemiş gonca gül olmasını isteyen erkekler,
siz hiç b*ka kelebek, çiçeğe sinek konduğunu gördünüz mü?


Bütün erkeklere odun diyen kızlar!
Her sabah o kadar makyajı ormana gitmek için mi yapar?


Gidenin arkasından nokta koyun ki,
gelecek olanın ismi büyük harfle başlasın..

Menfaat çevresinde dost edinen, çile yolunda yalnız kalır..

Çok dostum var benim, yeter ki işleri düşsün..

Herkesin kalbimde bir yeri var.
Kiminin altı çizili, kiminin üstü..


Yeni bir sayfa açtım, içinde sen yoksun.
Kalbim barınak değil ki içinde köpekler olsun..


Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin onu virgüle.
Ne soru kalmalı, ne de tek bir soru işareti geriye..


Bizim kimselere şekil koyduğumuz yok.
Ama şeklimiz birilerine koyuyorsa sıkıntı yok..


“Kız çocuğu okur mu?” diyen adam!
Karını hastaneye götürünce, bayan doktor baksın demeyi biliyorsun..


Turşu kurar gibi, hayal kurmayın her hıyarla..

Hamurunu bildiğim insanların şekilleriyle ilgilenmiyorum..

Kalbimi park yerimi sandın, çık dışarıda oyna..

Erkek özlediğini söylemez! Oturur bir sigara daha yakar..

Bizim aklımızın bile almadıklarını,
başkalarının midesi nasıl alıyor anlamadım..

Şeytan’ın en büyük dostu, ağzı gevşek, yüreği yavşak olan insandır..

Her iltifata itibar etme!
Kurban kesilmeden önce boynu okşanır..


Ben hiç kimseyi öyle yarı yolda falan bırakmam.
Aldığım yere geri iade ederim..


Hayatta üç çeşit insandan kork.
Dağdan inme, dinden dönme, sonradan görme..


Ulaşamadığın kadına kaşar demeyeceksin paşam!
Biraz delikanlı olup, bu beni aşar diyeceksin o kadar..


İnsan herkesi almamalı hayatına.
Ozeli olmayanın, özlemi olmaz..


Mazin kirlenmişse lekesi çoksa,
güzelliğin neye yarar şerefin yoksa..


Hak edene masadan öyle bir kalkıp gideceksin ki,
kendisini garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissedecek..


Sana sağır olana, sen dilsiz olacaksın..

Gidişine illa bir isim konulacaksa; “mal kaybı” diyelim..

İki yüzlü insan pazar tezgahı gibidir.
Öne iyilerini koyar, arkası hep çürüktür..


Kafam dağınık olabilir ama kimi nereye koyduğumu asla unutmam..

Bu saatten sonra ben başkasını düşünerek yazarım,
sen de üstüne alınarak okursun..


Haklısın güzelim, bizden adam olmaz, aşkı hâlâ kalpte arıyoruz..

Boş versene! Aşk mı kaldı artık?
Herkes gördüğünü sever olmuş.
Ne olduğuna değil, ne verdiğine bakar olmuş..


Kanı bozuksa, bahaneyi sütte aramanın alemi yok ki..

Bazı aileler çocukları doğduğunda kulağına isim yerine,
birkaç kez 'adam ol' diye fısıldasaydı,
biz de büyümüş hallerini isimleriyle anabilirdik..


Aşk için edilen yeminler yüzünden sığılmayacak cehenneme..

Bazen hayata sağlam bir temizlik gerekir.
İçini tüketen aşklara, hırpalanmış dostluklara,
yanlış insanlara yol vermek gerekir..


Hani derler ya 'özün neyse sözün de o olsun' diye.
Ben de diyorum ki, özü olmayanın söyleyecek sözü de olmasın..


Keşke hep çocuk kalsaydım diye üzülme sevgilim.
Çoğu zaman gözümde yeterince küçüksün zaten..


Bir zamanlar ardından bakar ağlardım,
şimdi dönüp arkama bile bakmam.
Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım,
şimdi şerefsizim bir kibrit bile çakmam..


Herkes kendine yakışanı yapmalıydı, bu yüzden sen de defolup gittin..

Bel altında kalsaydı aklımız, ayaklar altında kalırdı adamlığımız..

Sen anca benim falanıma filan olursun.
Unutma, kafamı çevirdiğim an yalan olursun..


Unut beni demişsin.
Hiç düşündün mü sevgilim sen hatırlanmaya değer misin?


Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun, tadını kaçıranı hayatından çıkar..

Gidişini umursamadığım gibi, gelişini de beklemediğim insanlar var..

Bir kez ayrıldıktan sonra tekrar barışmak fayda etmez.
Ya g*tü kalkmıştır, ya da sevgisi azalmıştır..


Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir!
Ben gideni değil, giden beni kaybetmiştir..


Sen çare arıyorken o bahane arıyorsa,
aranacak bir şey kalmamıştır bırak gitsin..


Hadi kaldır kadehi!
Varsa şerefine, yoksa gidişine içelim..


Rakıyı gören suyu, kadını gören yatağı düşünür olmuş.
Oysa ne içmesini bilen var, ne de sevmesini..


Hiçbir savaşta kazanan bir devlet olmadı,
biri insanını kaybetti, diğeri insanlığını..


2,5 gram beynin var!
Onu da laf sokacağım diye kendini heder ediyorsun kıyamam..


Gidene dur demekte neymiş?
Asfalt bile dökeriz, maksat rahat yol alsın..


Şerefin kadar konuş desem, sonsuza dek susacak insanlar tanıyorum..

Dostum ya da düşmanım olacaksan, ilk önce şerefli olacaksın..

Bu dünyada gülmek istiyorsan,
ya kaderin güzel olacak, ya da kafan..


Hayal kırıklığım olup ayağıma batacaksan, bir çekil şöyle kenara..

Yokluğumla iyi geçin, çünkü varlığım bir daha olmayacak..

Dudaktan öpenler, el üstünde tutuldu hep.
Yürekten öpenlerin kaderi, ayaklar altına yazılmışken..


Cehennemin ne anlama geldiğini,
sevdiklerim canımı yakarken öğrendim..


Her insanın sorunları vardır,
gülenler sadece iyi oyunculardır..


Artık dualarımda değilsin, kendine dikkat et..

Terk eden kişi, kendinin asla terk edilmeyeceğine inanan insandır.
HeykeIini dikmeye ise gerek yoktur, çünkü o zaten taştandır..

Seni sevdiğime değmez gibisin..

Seni gördüğüm an
dünyadaki en büyük katliamı yaptım.
7 milyar insanı öldürdüm kafamda.
Sen de beni öldürerek intikam aldın..

Eğer son nefesiniz mutlu edecekse birilerini,
size ölmek onlara da gülmek yasak..

Damağıma şerbet oluyorsa senden gelen şer.
Darağacı dediğin de kolyedir bana..

Dostum doymadıysan buyur kanımdan da iç..

Bugünde hayata dair içimde
çekmek istediğim çok orjinal "hassiktirler" var..

Çok nankör tanıdım, hiçbiri kedi değildi..

Kimseden nefret etmiyorum ama,
kötülük borçlu olduğum insanlar var..


Dünyanın en uzun hüznü yağıyor.
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne..
(Erdem Bayazıt)

Rabbim bile inancıma ve ibadetlerime karşılık cenneti vaat ediyor.
Sen kimsin ki sevgimi görmezden gelip, cehennemi yaşatacaksın..


Esir kalacağım yer kalbinse,
özgürlüğün canı cehenneme..


Bekleme!
Kaçırdığın o tren geri gelsede, içinden ben çıkmam..


Gökyüzündeki yıldızlara ulaşmaya çalışırken,
yeryüzündeki ölülerle muhattap olduk..


Bir beddua miktarı susuyorum sadece sana.
Aldığın her nefes diken gibi batsın sol'una..


Nereden bileceksin ki insanın içini.
Seni bu kadar üzeceğini.
Alnında yazmıyor ki şerefsizliği..


Yüreğimizde selası okunanların,
dilimizde dua'ları olmaz.
Ölüdür, ölmüştür, öldürmüşüzdür..


Yanlış kalbe misafir olduysan;
kalmayı değil, kalkmayı bileceksin..


Nasılsın'ın samimiyetsizliği ile,
iyiyim'in sahtekarlığı arasında bir yerdeyim..

Nedir senin gerçeğin?
Aşk kime yakışır, vuslat kime?
Canı seni çekene mi,
senin için canından vazgeçene mi?


Bilirsin beni, içimde fırtınalar kopsa da,
yüzümde rüzgar esmez benim..


Hayal kırıklığımı anlatacak kadar küfür bilmiyorum..

Sen gitmekle eylem yaparsan,
ben de unutmakla devrim yaparım..

Sende tek gerçek dünya'nın yalan olduğu.
Sana bir şey daha öğreteyim bende yalan oldun..

"Hoşça kal" diye bir kılıf bulmuşlar.
Provaya gerek yok, her vefasıza tam uyuyor..

Kimseden korkumuz yok.
Ölüm emri yeryüzünden değil,
gökyüzünden verilir..


Başta karşına çıkan yanlış insanlar,
sonradan karşına çıkan doğru insanların katili olur.
G ü v e n e m e z s i n..

Şefkat çanları senin için çalıyor.
Beter ol derdim, sırtını kalbime yaslamasaydın..


Sana söz hayat!
Bundan sonra kimseyi göz çukurlarıma ekip,
büyümesi için gözyaşı dökmeyeceğim..

Her şerefe diye kaldırılan kadehte,
bir şerefsizin hatırası vardır..


Ne bir düştün sen, ne bir rüya.
Gerçeğin ta kendisiydin,
şu yalanı bol dünyada..


"Ruh eşi'' diye geliyorlar.
Arkalarında ''ruh leşi'' bırakıyorlar..

Kimin yok ki?
Parçalara ayrılmamış,
ırzına geçilmemiş düşleri.
Düşük yaptığı umutları..


Duyduğumuz her yalan için bir sigara daha yaktık.
Ne sizin yalanınız bitti, ne de bizim sigaramız..


Git! Aramıza kentler, geceler, insanlar sok!
Ama bilesin, ah’ın ulaşamayacağı mesafe yok..


Şimdiye kadar Leyla olduk,
Mecnun olmaya zerre niyeti olmayanlara.
Artık sıra piraye olmakta.
Hani aşkından ölmüşte,
yine de dönmemiş Nazım'a..


Sevdiğini tüketen insanlar var.
Bir de sevilmediği için tükenenler..


Öfkene ve gururuna aldanma.
Vuracaksın bir gün bensizliğin dibine..


Sen anca benden güzelini bulursun, güzel seveni değil..

En korkunç kabuslarımı, binle çarptım.
Ama bir sen etmedi..


Kaç kere doğurdun beni anne!
Neden binlerce kez ölüyorum neden?


Yazacak şiirim yok artık.
Sevecek kadar kimse güzel kalmadı içimde..


Sevmek yürek işi, kaldı mı kalıyor işte.
Bazen yürekte, bazen ise yürek/siz de..


Beni üzen her ne varsa çıkarttım hayatımdan.
Kimini güle güle, kimini öle öle.
Sonuçta ben gülmeyi de bilirim, ölmeyi de..


Kalp yetmezliği ile, yürek yetmezliğini karıştırmayın.
Biri hastalık, diğeri karakter biçimidir..


Bize vuran hayat çok sertti; bir dosttan bir yardan..

Ayıpladığınız her şeyin başrolündesiniz..

Acı çekene değil,
dünyada bu kadar acı çeken varken,
mutluyum diyene acıyorum..


Yoktunuz!
Onca derdi, kötü günü yaşadım yoktunuz.
Dostu değil misiniz iyi günlerimin.
İyiyim işte buyurunuz..


Baba sevgisi ne bilmiyordu kadın,
ondan bu kadar muhtaçtı adamın sevgisine..


Herkes uzaklaştı aşktan ve insanlıktan.
Acımasız bir yalnızlık kuşattı hepimizi ve hayatı.
Artık oyunsuz büyüyor çocuklar..


Herkesin bir değeri vardır hayatım da
ve gün gelince belli eder kendi ederini.
Kimi paha biçilemezliğini,
kimi de beş para etmezliğini..

Bulunduğum yeri yadırgamamayı öğrendim.
Düşen düştüğü yere, giden gittiği yere,
kalan da kaldığı yere alışıyor..

 
facebook Instagram twitter youtube

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder