Web siteme hoş geldiniz! Her gün yeni sözler ekleniyor, lütfen yorum yazmayı unutmayınız, görüşleriniz bizim için önemlidir.

Acımasız Sözler

Kendime yeni bir sayfa açtım, bu sayfada sen yoksun.
Kalbim hayvanat bahçesi değil ki köpeklerle dolsun..


Hayatı kendine mendil etme, çünkü o hep gözyaşı ister..

Ayrı dünyaların insanlarıymışız.
Öyle dedi giderken soktuğumun uzaylısı..


65 yaşında adamın 15 yaşında çocuğun,
ayakkabısını boyaması zoruna gidiyor da,
65 yaşında adamın 18 yaşında manitayla takılması gitmiyor mu?


Sahte dost sabun gibidir.
Elini yüzünü temizler, ayağını kaydırır..


Sana ağır gelir benim sevgim. Dengeni kaybedersin.
Kiliseye girer, selamün aleyküm dersin..


Gidişine illa bir isim verilecekse, 'mal' kaybı derim bende..

Keşke sen ben olsan,
seni sevmenin ne kadar zor olduğunu anlasan.
Keşke ben sen olsam, bu kadar sevilmenin tadını çıkarsam..


Sessizliğim bir çığlıktı, hepiniz mi sağırdınız?

Klavyemdeki boşluk tuşu gibisiп sevgili.
Belki çok yer kaplıyorsun ama boşsun işte..


Yarınlar hep güzel olacak, dünde dediğimiz gibi..

Ben bir geceyim, gündüzlerden çalınmış..

Nedir bu lens merakı?
Gözlerde sahte olduktan sonra,
insan neye bakıp inanmalı?


Bugün kitap izledim, film okudum, yemek dinledim, müzik yedim.
Aklım sendeydi hiçbir şeyi doğru yapamadım. Şaşkınım..


Her şeyinle seversin, tüm gücünle belki ama yine kaybedersin.
Neden mi? Çünkü her 'seviyorum' diyeni adam zannedersin..


Fakir bebeğin içemediği sütü,
zenginin köpeği içiyorsa,
bana adaletten bahsetmeyin..


Lafı ağzımdan aldı sanki.
Ben tam senin için ölürüm diyecekken,
sen benim için öldün dedi..


Kaç megapiksel kamerayla fotoğraf çekersen çek,
yüzündeki kahpelik ifadesi hiç gitmeyecek..


Kılık kıyafetinize gösterdiğiniz dikkat ve itinayı
sözlerinizden neden esirgiyorsunuz?


Ey yar! "Yiğidi öldür hakkını ver" demişler.
Şairliğimin yarısını, kalbimdeki yokluğunun yara'sına borçluyum.
Teşekkürler..


Serçe kadar yüreğimin, gökyüzü kadar sancısı var..

Canımdan bir parça can oluşunu,
duymasın ne olur annem kıskanır..


Ah be hayat. Aynı annem gibisin.
Hem vuruyorsun, hem ağlama diyorsun.
Ağlıyorum işte..


Ayna benim en iyi arkadaşımdır.
Çünkü ben ağladığımda, o asla gülmez..
(Charlie Chaplin)


Sana kim dokunduysa ona git diyecem de,
dünya turu atmandan korkuyorum..


Tıpkı sevilmeyen bir öğretmen gibiydi kalbim.
Parmak kaldıranlara inat, hep dersten anlamayanları seçti..


Kimi insan 20 yaşında ölür, 80 yaşında gömülür..

Yaralarımızı şikayet etsek, kapanır mı acaba?

Çok sevdim suç sayıldı, hiç sevmedim kabahat.
Bir his diyor ki bana, öl ulan be öl! Öl de kendini arat..


Beraberken 'çok yakışıyorsunuz',
ayrıldıktan sonra 'boşver zaten sana göre değildi'
diyen arkadaş dönektir..


İnsanlık çok ilerledi, artık görünmüyor..

Nasılsın diye sorma! Belçika gibiyim işte.
Bir yanım yağmurlu, bir yanım kara bulutlu..


Varsa benimle bir derdin,
geç karşıma otur konuşalım be hayat!
Yeter artık sevdiklerimi alma elimden..


Birer birer, seve seve çıktığım aşk basamaklarını,
onar onar, söve söve iniyorum şimdi..


Sorun çözebilenlere gıpta ediyorum.
Ben halının altına süpürenlerdenim..


Öyle karmakarışık bir haldeyim ki şimdi.
Ağlaya ağlaya gülesim var..


Hiç uykum yok bana biraz masal anlatırmısın sevgilim?
Mesela seni seviyorum de, ayakta uyurum..


İtle köpekle uğraşacak vaktim olsaydı.
Veteriner olur, insan gibi görünen hayvanları tedavi ederdim..


Gün gelir o "yanındayım her zaman" diyenler bile arkandan el sallar..

Aşkımızın maşallahı kalmadı, şimdi 41 kere s.git!

Sen yeter ki içinden de olsa bir seni seviyorum de.
Benim kulaklarım çınlasın kâfi..


Ey yar! Kim bilir seni düşünerek yazdıklarımı,
kimi düşünerek okudun?

Eğer ona bir şans daha veriyorsan,
kendini bir daha kandırmayı göze alıyorsun demektir..


Birsürü dostunun içinde elbet düşmanın çıkacak.
Ama kim bilir belki onca düşmanın içinde seni bir dostun vuracak..


Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür.
Ama kimse önce kendisini değiştirmeyi düşünmez..


Ben gemileri yakıyorum, geri dönüş yoktur artık.
Benimle gelen gelsin, gelmeyen oturup zafer seyretsin..


Ben ne adamlar gördüm!
Önden deli yürek, arkadan Fatih Ürek..


Yürek verenler değil, direkt verenler sevilir olmuş..

Pizza'nın ambulanstan daha çabuk geldiği
bir ülke benim memleketim..

Keşke bende "kelimeler yetmez o'nu anlatmaya" diyebilsem.
Maalesef bende tam senlik bir kelime var. Şerefsiz..


Senin varlığın "tın" yokluğun "fifi" ya hani,
benim varlığım "olay" yokluğumda "koyar" hani..


Çok konuşmak, dostluğu bozar.
Lüzumsuz konuşmak, ayıpları açar.
Acı söyleyenden, dostlar kaçar..


Böyle suskun, böyle üzgünsem.
Böyle zalim, böyle günahkarsam.
Ben değil! Beni gülerken ağlatan,
yaşarken öldüren utansın..


Özlemek kadar yavşak bir acı daha görmedim..

Bir çay doldur bana, hayatım gibi koyu olsun.
Şeker atma içine, derdim gibi acı olsun.
Çıkar kaşığı içinden, benim gibi yalnız olsun..


Dünya güzel olsaydı doğarken ağlamazdık.
Yaşarken temiz kalabilseydik, ölürken yıkanmazdık..


Umrumda değilsin artık,
istediğin kadar pazarlayabilirsin kalbini
ucuz bakışların sahte aşklarına..


Vefa eksikliği nedeniyle,
sahtelik sendromu hastalığına tutulmuş insanlar.
Reçetenize yol yazdım. Her gün biraz alırsınız..


Kimsenin kalbinde yer bulamadım.
Karnında hâlâ bana yer var mı anne?


En rezil erkek, sevgilisiyle yaşadıklarını arkadaşlarına anlatandır.
En rezil kadın, iki günlük sevgilisiyle anlatılmayacak şeyler yaşayandır..


Adımı avucuna yaz, aklına geldikçe yalarsın..

Nur içinde yat kalbim, ben katilini çok sevdim..

Hani derdin ya kimse dolduramaz yerini.
O yüzden mi aldın koynuna her gün ayrı birini.
Artık takdir ediyorum seni,
çünkü bu kadar hemen kimse çeviremez kerhaneye kalbini..


İnsanı tanımak için tüm gücünüzü verin ama tüm sevginizi vermeyin.
Çünkü onları tanımaya başladıkça verdiğiniz sevgiye acıyacaksınız..


Oysa ne çok ağladım ben, bir damla yaş dökmeden..

Yarın hiç bitmeyen bir umuttur.
Herkesin beklediği bir yarını vardır.
Kiminin ki gelir, kiminin ki hiç gelmez.
Ama umut edilen her neyse, güzel bir duygudur..


Dokunsalar dökülür kalbim özetle budur halim.
Bakma dosta düşmana karşı güçlü göründüğüme..


Defol git desem,
yol parası isteyecek insanlar var Rabbim..


Bir tane bile düşmana ihtiyaç duymayın bu devirde.
Sırtınızdan vuracak onca dostlarınız varken..


Paranla şeref kazanma, şerefinle para kazan ki,
paran bittiğinde şerefinde bitmesin..


Beni küçük harflerle sev!
Olur da bir gün gidersen,
söylediklerini yutman zor olmasın..


Ağzından bal damlayan arının bile,
kıçında iğne var! Ne güveni?

Seni suya götürüp, susuz getirmem.
O su da boğar gelirim, adam ol..


Tahterevallinin diğer ucuna oturarak
sayemde yükselen insanlara,
canımın sıkıldığında kalkabileceğimi söyleyin..


Doğuştan çaresi olmayan bir hastalığım var.
Her gördüğümü insan sanıyorum..


Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman,
hayatı önemsememeye başlıyorsun..


Gitmek, insanın başarabildiği en kolay görevdir.
Asıl zor olan, kendine gelmektir..


Hastalığını öğrenip 'geçmiş olsun' diyenler değil.
Bir gün sonra 'nasıl oldun' diyenler olmalı yanında..


Kimse benim kimsesizliğimden cesaret bulmasın,
en güçlü anımdır yalnızlığım.
Çünkü ben daima tek başıma iktidarım..


Sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda, diğer elini tut.
Kimseden fayda yok bu devirde..


Bence artık kendinize gelin.
Çünkü parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek.
Fön çekince düzelmez hayat,
ve fondotenle kapanmaz yaralar..


Şu iflas etmiş dünyada, en geçerli para birimi.
Kendin gibi bir insanla paylaştığın duygulardır..


Daldan dala atlayarak doğru ilişki bulmaya çalışanlara sesleniyorum,
defalarca açılıp asidi kaçmış kola kimseye tat vermez..


Bülent Ersoy'un bile manita yaptığı bu ülkede
'yalnızlık' koyuyor be abi..

Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin,
şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin..


Bazı insanları sarımsaklasakta mı saklasak,
yoksa bir kaşık su da boğup da mı rahatlasak..


Yazdığın senaryoyu oynadım bitti!
Hadi sen kapat perdeleride, alkışlasınlar şerefsizliğini..


Giderken sana “hoşçakal“ demek istedim.
İhanetin aklıma geldi “hoşt/çakal“ diyebildim..


Yüksek topuklu, alçak insanlar..

Görünüşe aldanma!
Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Bugün sana hayat veren su, yarın seni boğabilir..


Evet bende iki yüzlüyüm.
Önünde gülüp, arkandan ağlıyorum..


Sen ve ben asla 'biz' olamadık evet ama,
sen giderken bütün siz'leri de götürdün.
Şeref-siz, haysiyet-siz, karakter-siz!


Hiç kimseyi sevemiyorum çünkü, solumda hâlâ sağ/sın..

Belki tavrın beni en ağır küfürlere tahrik eder ama,
yüzümdeki o iplemez gülüşüm senin

gelmişini, geçmişini tatmin eder!

Kaybettiklerimin hesabını kalbimden çekin,
bildiğim kadarıyla limitsizim..


Benim tokatım adamın yüzünü değil, içini acıtır.
Çünkü ben o tokatı, elimin tersiyle değil.
Yüreğimin tersiyle atarım..


Ben hiç para biriktirmedim, insan biriktirdim.
Arada bozuk olanlar çıktı, onları da harcadım gitti..


Kimse elindekinin değerini bilmez sahip olduğu sürece.
Ama bir gün elinden uçup gittiğinde, tek bir söz kalır 'keşke'..


Sigara gibi olacaksın bu hayatta.
Yanacaksın ama kendini zehirlenmeyeceksin.
Bağımlı olacak seni seven bırakamayacak.
Üstünde öldürür yazacak ama yinede vazgeçilmez olacaksın..


Ne üzgünüm, ne de kırgınım.
Yorgunum sadece.
Kendime bile tahammül edemezken,
nasıl katlanayım kendini bilmezlere..


Bazen çok zordur geri dönmek, ya da her şeyi unutup gitmek.
Ve anladım ki insanı en acıtan şeydir, sevilmeden sevmek..


Dokunma günah sinmiş ellerinle.
Ben aşkı en "helal" haliyle sevdim.
Harama karışmasın diye senden geçtim..


Başkalarının senin hakkında ne düşündüklerinden
endişe duyduğun sürece, onlar senin sahibindir..


Dalga geçerim ama kırmam.
Ciddiye alırım ama takmam.
Çevremde bir çok arkadaşım olabilir ama,
hepsini dostum yapmam..


Kadın unutmaz! Sadece sineye çeker.
Zamanı geldiğinde ise iade eder..


İnsan bazı şeyleri kazanırken, bazı şeyleride kaybeder.
Umarım kazandığın şey, beni kaybetmeye değer..


Oduna bıçakla bir kalp yapabiliyorsun ama,
bazı insanlara ne yaparsan yap, bir kalbi olmuyor.
Odun bile yanında duygulu kalıyor..


Hanginiz çıplak yatan bir kadına,
elini sürmeyi düşünmekten önce,
üstünü örtmeyi düşünecek kadar adamsınız?


Varlığı bir şey kazandırmayanın,
yokluğu bir şey kaybettiremez..

Aşkın adresini biliyormusunuz diye sordum.
Amca bana, mezarlığı gösterdi!

Adresi yok evladım, sonu var dedi..

Affedin, ben böyleyim.
İçimde yorgun bir şey var..
İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere,
içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına,
ancak siz öldüğünüzde inanırlar..


Acıya kahkaha atabilmek bir sanatsa eğer,
ben çok pahalı bir tabloyum..

İnsan nedir biliyormusun?
Ağaçları kesip kağıt yapan,
sonra o kağıda, ağaçları koruyun yazan..


Güldüğüme bakmayın!
Kalbim kırık, attığım kahkahalar aslında bir hıçkırık..


Sadece çocukken güler insan. Diğerleri palavra.
Çünkü insan, büyüdükçe komikliklere değil,
acılara gülmeyi öğrenir aslında..


Biliyorum ki düşmek değildir insanları üzen.
Elinden tutar gibi yapıp, aslında itendir insanı hayata küstüren..


Tamam mesafeler aşka engel değil ama,
ben burada ağlasam, senin yanakların ıslanır mı?


Ne giyip, ne taktığın umrumda değil.
En pahalı elbiselerde olsa üstünde,
insanlığı giyemedikten sonra çıplaksın gözümde..


İntihar köprüsü gibiyim diyor bazıları.
Gönlümden düşen düşene.
Bende diyorum ki, düşmelerini bekleme.
Değmeyeni ittir gitsin..


İnsanlar vardır ki, kalbi düşman, kendi dost görünür.
Öyle yaklaşırlar ki, özü boştur dışı hoş görünür..


Zor günler için sakladığım bir intihar vardı cebimde.
Çıkarttım, baktım kurtlanmış..


Ben gece yarısıyım. Sen sabahın ilk saatleri.
Ne zaman uzansam sana hep kaybolurum.
Sen ise çoktan geçmişsin beni..


Bazı insanlardan, yüzümü yıkarken
kolumun içine giren su kadar nefret ediyorum..


Üflenti masallar bunlar 'aşk' mı?
Boş versene! Yemişim aşkı, üfle gitsin.
Her defasında 200 promil yalan çıkacak nasıl olsa..


- Para gibisin.
+ Değerli mi?
- Hayır, iki yüzlü..


Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin.
Benim tek derdim, yere düşen edebinize takılmamak..


Cesaretin yoksa adam gibi sevmeye,
bende mecbur değilim çocuk büyütmeye..


Yokluğun bilinç altımdayken, varlığın kimin altında?

Kadınların 5 dakikaya kadar hazırım cümlesi ile,
erkeklerin 5 dakikaya kadar evdeyim cümlesi aynıdır..


Bugün ne yana baksam
kendimden bir parça gördüm,
ne çok kırılmışım meğer!


Huzurun olmalı biraz,
ve seni güçlü kılacak kadar acın.
Sana garip gelecek ama,
insanlara aldanmayacak kadar taş kalpli olmalısın..


Hayat bana, kendini bulunmaz hint kumaşı sananların,
aslında bir "toz bezi" kadar bile değerleri olmadığını öğretti..


Senin dünyaya bakan penceren kirli ise,
benim çiçeklerim sana çamur görünür..


Hayata karşı ilk küskünlüğümüz
yanımızda sandığımız kişileri,
karşımızda görmemizle başlar..


Onda bir köpeğin bütün özellikleri var, sadakat dışında..

Ellerimi kendi nefesimle ısıttığım şu günlerde,
kimse bana 'yalnız değilsin ben varım' demesin..


Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkartır, öküzü değil.
Neden dönmediğini şimdi anladım..


Sözlerin büyük, yüreğin küçük! Hataların, yanlışların çok.
Doğruların yok! Bir şeyleri göklere çıkartıp mutluyum sanıyorsun.
Kendine göre şanslı, bana göreyse zavallısın..


Bir adam varmış, bir adam daha varmış,
Bir tane daha varmış. Şaka yaptım şaka.
Ne arar bu devirde bu kadar adam..


Bir gün bir çılgınlık edip seni sevdiğimi söylesem.
Alay edip gülersen, ağzını burnunu kırarım demedi deme..


Seni seviyorum, sensiz yapamam, her şeyimsin, seni asla aldatmam!
İlişkide en çok söylenen yalanları okudunuz, teşekkürler..


Hak edenin karakterine rütbe taktığım gibi.
Hak etmeyininde karaktersizliğine zil takıp,
postalamayı bilirim elbet..


Yalnızım, çünkü hiç param yok..

Tanıdığım bazı insanlara bakıp, yüzlerini okuyorum.
Çoğunda 'içerik yayından kaldırıldı' yazıyor, haberleri yok..


Sokakta ki köpeğe ekmek ve su verirsin, yanından ayrılmaz.
Değmeyecek birine ömrünü verirsin, bir köpek kadar olamaz..


İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar.
Herkeste kusur görür, kendisine kör bakar.
Neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar..


Seni annen kadar sevecek,
baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur.
O yüzden kimse bana aşk'tan bahsetmesin..


Bazı insanlar 20'lik diş gibi.
Varlığıda, yokluğuda bir işe yaramıyor.
Sadece canını yakıyorlar..


Hava açık ve güneşliymiş. Ne önemi var ki?
Beyninde şimşekler çakıyor, içinde fırtınalar kopuyor,
gözlerinde parçalı bulutlar oluşuyorsa?


Soğan bile ağlatmadan kendini soydurmuyorken,
bazı kadınlar nasıl bu kadar basit anlamıyorum..


Gönül kapısı herkese açılır mı?
İki laf eden adam sayılır mı?
Bakma insanoğlunun uyruğuna,
tanıyamazsın basmadıkça kuyruğuna..


Her gidenin ardından "zaten orospuydu".
Diyerek avutur kendini, gönül kerhanesinin has pezevenkleri!


Tüm gereksiz insanlar doğmuş.
Bu saatten sonra kürtaj yasaklansa ne olur..


Rakıyı gören suyu, kadını gören yatağı arar olmuş!
Ne içmesini bilen var, ne de sevmesini..


Boşuna cebinde arama.
Bozukluk senin kanında var..


İnsanoğlu matruşka bebeği gibi.
İçinden kaç kişilik çıkıcağını,
kaç tane yüzü olduğunu tahmin bile edemezsin..


Kat'li vacip düşüncelerim var.
Tez yıkıla aklın duvarı..


Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile,
içinde bulunduğum dünya arasında
kabul etmek gerekir ki, dünya kadar fark var.
Ne diyeyim herkes bir miktar zalim..


Bana kimse yaşamak istediğimi sormadı.
O halde kimse bana, nasıl yaşamam gerektiğini
S ö y l e y e m e z..


Seni öyle bir görmezden gelirim ki,
her gün aynanın karşısına geçip,
var olup olmadığını kontrol edersin..


Bu ne çile! Ayrılık vuslattan, hüzün sevinçten ağır.
Aşk deyince duyuluyor da, ah deyince dünya sağır..


Boş versene dedi siyah.
Gökkuşağıda beni dışlıyor.
Hem unutma, siyah yalnızlıktır..


Ben biz diye inlerken satır başlarında,
sen özgürlüğüne aşık olmuşsun..


Ne acımasızlığını unuturum, ne acıma sızdığını..

Kurudu pınarları, akmıyor yaşı gözlerimin.
Öyle bir acı bıraktın ki içime,
canı çıkıyor da, çıtı çıkmıyor bedenimin..


Sonunda benden geriye,
yalnızlığına alışmış bir şizofren kaldı..


Ölü doğmuş insanlarız biz..

Ruhsuzluğun şarabıyla büyüdüm ben.
Her içişimde duygusuzluk tohumları ektim bedenime..


Anlamıştım gideceğini daha sen gelmeden önce.
Bakışlarında serçe cesetleri saklıyor,
gözbebeklerinde taptaze intiharlar besliyordun..


Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan özür diledim dün.
Haklısınız dedim, ne sevdiği belli ne sevmediği..


Acımasız hayatın evlatlık çocuklarıyız..

Tırnaklarım kırılıyor ey hayat.
Tutunmaya çalıştıkça duvarlarına..

Anlamadım, ben mi iyileşmemiş yarayım,
yoksa herkes mi keskin bıçak..

  
Zehir olduğunu bile bile çekiyorsam içime,
demek ki ölmesi gereken biri var içimde..


Bütün hüzünlerinde kafan benim değil de,
bir başkasının omuzlarında olacak.
Bir kalbin olduğunu hatırlarsan eğer;
en çokta buna ağla..

 
Çünkü zaman hızla akıyor.
Bugün sana gülümseyen çiçek, yarın ölüyor..


Zamanın ilaç olmasını beklemeye tahammülüm kalmadı.
Bana kendimi kandırmayı öğret doktor..

Koskoca bir şehri arkanda bırakıyorsun.
Herkes yaşamaya devam ediyor, sen düşmeye..


Bumuydu onun için annemin karnını tekmeleyip durduğum hayat?

Beni sevmiyordun bilirdim.
Bir sevdiğin vardı duyardım..


Sabahleyin erkenden kalkıyorlar,
çünkü yapacak pek çok işleri var.
Akşamleyin de erkenden yatıyorlar,
çünkü düşünecek hiçbir şeyleri yok..

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder