Mutsuz Sözler

Herkes "mutlu olduğu yere gitsin" deseler,
biz ortada kalırız lan..


İçindeki çocuğu asla öldürme!
Öldürme ki ona düştüğünde "acımadı ki" diyebilsin..


İnsanın kalbinden daha büyük bir çöl,
daha büyük bir göl var mı?
Ah işte ah, yangın da orda, yağmur da..


Hayalini kurduğum huzurdan kilometrelerce uzaktayım..

Zaman değilmiş gideni geri getiren.
Aslında zamanmış var olanı götüren..


Aşkın mapushane içinde ben mahkum,
saçların parmaklık, gözlerin gardiyan olmuş..
 


Önceden su sızmazdı aramızdan.
Bak şimdi deniz ne güzel..


Hüzünlü bir ruh, insanı mikroptan daha hızlı öldürür..

Bir fırtına var içimde, tüm hayallerimin çatısını uçuran..

Oluruna bıraktım seni, olmazların bende kaldı..

Oksijensiz bir ortamda nefes almaya çalışmak gibi bir ​​şeydi,
sen kokan sokaklarda sensiz dolaşmak.. 


İplerdeki düğümler bir şekilde çözülür,
ama asıl mesele boğazdakiler..


Ne benim fethedecek kadar gücüm kaldı,
ne de senin İstanbul kadar güzelliğin..

 
Telefon rehberimdeki herkesi senin adınla kaydettim.
Bütün gün beni arıyorsun, taklitler yapıp sesini değiştiriyorsun.
Biliyorum sende özledin..


Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, yoldan geçen birine;
"canım bir dakika bir tutarmısın" deyip, bırakıp kaçmak isterim..


Keyfim yerindeymiş gibi davranmaktan iç organlarım zedelendi..

Bir insan bu kadar haylaz mı?
Ne kadar geç kaldım rüzgara.
Kalbim içimdeki ateşi ısıtmaz mı?
Ne kadar ağlamışım ben sana..


Mavisi çalınmış bir gökyüzü şimdi yüreğim..

Anladım ki hayatta hiçbir şey bedava değil.
Ben mutlu olduğum anların fiyatını bile ciğerlerimle ödüyorum..


Çok güzel gülen insanlar var, içleri paramparça..

Kendimden baska hiçbir eksiğim yok..

Denetimli serbestlik yemiş hayallerimiz var.
Ne zaman mutluluğu yakalasak, takibe alınıyoruz..


Nasıl bir filmde oynuyorsak,
bir türlü mutlu sona ulaşamadık..


Gün daha ayrılmamış geceden,
hüzün daha kopmamış acıdan,
ve ben yine ağlıyorum..


Bazen hayal kurarken çok abartıyorum.
İnanırmısın, geçen gün kendimi mutlu olarak hayal ettim..


İki nefes arasına sakladım adını.
Keder deyip konuştuğum, kısmet deyip sustuğum..


Anlatamıyorum içimde olan yalnızlığımı.
Ben susmayı istiyorum, yüreğim ağlamayı..


Yokluğunun iki yakasını bir araya getirip,
varlığını iliklermisin ömrüme?


Cehennemlik adamsın vesselam, yine yakıyor özlemin..

Yaralarımda saklıyorum seni.
Unutur gibi olunca kanatıyor, hasret gideriyorum.
Zaman kapatıyor, ben kanatıyorum habire..


Gözlerim hasretinle cebelleşirken,
yüreğim vuslatı bekler sessizce.
Ve sen ey sevgili, nereden girdinse gönlüme,
oradan gel ömrüme..


Tam alnıma yazılacağın sırada,
kaderin mürekkebi bitmiş.
Çok sevsek ne yazar?


Beni mutsuz eden bir sürü sebep var.
Ama favorim sensin..


Sen gülümse birtanem.
Yüzünün sadakası bana yeter.
Bir ömür bitmez sana fakirliğim..


Mutlu değilim ama mutsuz da değilim.
Hissizim..


Vakit gece yarısı.
Bize dair yaşananlar vuruyor bak sol yanımdan..


Ağlamak, ruhun kanama şeklidir.
Sargısı yok, çaresi yok, sebebi var sadece..


Kaçak çay, kaçak sigara,
ve kaçak bir sevda uğruna,
yitip gitti tüm umutlar..


Gördükçe göresim, görmedikçe ölesim geliyor.
Dinsizin hakkından imansız gelir de,
sensizliğin hakkından kim gelecek?


Paketin içinde kalan son sigara gibi,
yalnızım bu hayatta..


Körsem senden gayrısına.
Bozuksam, suskunsam, yorgunsam.
Düş benim, rüya benim, ellere ne?


Senin yalnızlığın güneşin ağrına gider.
Benimse sensizliğim âyan beyan kıyamet..


Sen, adı anılmaz olan an'sızı'n.
Gelip giden bir kıyametin sûr'a üfleniş biçimisin.
Öl diril hadi şimdi gönlündeki sûr'a.
Üfle içimdekiler kıyameti yaşasın..


Kahretsin ki bu şehir ne kadar kalabalıksa,
ben o kadar yalnızım..


Yaralarım sen kanıyor, ben üşüyorum.
Ve ben bugün de sensizlikten ölüyorum..


Bazı şarkılar var dağıtıyor beni.
Senin toplaman dileğiyle..


Bana mutluluktan söz etmeyin.
Yüreğimin bilmediğini aklımda var etmenin gereği yok..


Kursak diye bir yer var.
Hayallerim, sevdiklerim hepsi orda..


Ağzımda ki kuşu da artık sonsuzluğa salıyorum.
Ve saçların sevgilim, saçların hâlâ rüzgara emanet..


Mutluluğun formülünu buldum.
Hafıza kaybı..


'Umut' ve 'unut' arasında bir harf,
o harfle aramızda bir harp var..


Hadi tanıştığımız güne geri dönelim ve tanışmayalım..

Boynuma sarılıp huzur verebileceğin günler geldi aklıma.
Beklemek mi yoksa boynumun borcu?


Biz ne zaman mutluluğa uzansak,
ya boyumuz yetmedi, ya da yolumuz..


Beni merak et, iyi değilim!
Ne olurdu bir sabahta o güzel sesinle uyansam.
Şu gülmediğim alemde bir de sevincimden ağlasam..


Kırık bir camdan içeri sızan rüzgar kadarsın şimdi.
O kadar az, o kadar ürperten..


Ben çok sevdim mesela.
Sonra hepsini topladım,
bir sevilme etmedi..


Depresyon dedikleri bu mu?
Sanki yavaş yavaş her şeyden,
ve herkesten vazgeçiyorum..


İçimdeki en derin yaralar kanıyor.
Hayatın sonu gelmiş gibi..


Sadece yakılan sigaralarımı gördünüz,
yıkılan umutlarımı değil..


Bana mutluluğun rengini sorma.
Ben sadece gözlerinin rengini bilirim..


Biraz daha 'sensiz' olabilirmisin lütfen.
Yokluğunun gürültüsünden uyuyamıyorum..


Ne zaman gülmeye kalksak,
bir idam kararıyla asarlar yüzümüzü..


Yüreğimdeki tüm servetleri dağıttım.
Ve bana yamalı bir kalp, lal olmuş bir yürek kaldı..


İçine attıkların kederindir.
İçinden atamadıkların ise kaderin..

Çocukluğumu bir uçurtmanın ipine takıp
gökyüzüne bırakalı çok oldu..

Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda..

Mutsuzluk bütün beynime yayılmış bir tümör..

Bir gün gelirsin diye,
peşinden gitmediğim mutluluklar var benim..

Mutluluk mu?
Onunda kafasını yaşadık.
Çok çabuk geçiyor..


Direnmek imkansız.
Yokluğunda sensizliğe, varlığında gözlerine..


Mutlu olmakla, mutsuz olmanın arasında,
bir yerde kaybolup gitmekten korkuyorum..


Mutluluk mu?
Ben mutluluğu âhirete bırakanlardanım..


Mutsuzluk; bizde iç organ gibi..

Nerede mutlu olacaksam, oraya gitmek istiyorum..

Yalandan kuleler yıkılmış başımıza.
Çocukluk işte mutluluk oynuyoruz..

Bundan sonra ne zaman “mutluyum” yazsam,
altına hep aynı notu düşeceğim; "ALINTI"..


Sıkıntılara karşı kendinde dayanma gücü ararken,
kalpten gelen pil zayıf uyarısı..


Tenimi titreten kasvet yüklü hava mı,
yoksa ellerimi tutan gölgen mi soğuk?


Aşk elbisesi en güzel sende duruyor,
ama ne acı, terzin ben değilim..


Hayatta en acı şey;
merhaba diyerek birleşen ellerin,
elveda diyerek ayrılmasıdır..


İnsanlar olarak "tekrar tekrar kırılacağımızı bile bile
bir kez daha affetmek" ile lanetlenmişiz..

Bizi kimsenin mutlu edemeyeceğini fark ettik.
Bu acı bu yüzden geçmedi..


Alıştığım söylenemez, ben mutsuzluğa bağımlıyım..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder